PostHeaderIcon Nebi ve Resul

Allah-u Teala; “Artık kim İslam��dan baÅŸka bir din arayışına girerse, o bulacağı ÅŸey kesinlikle kabul edilmeyecektir ve o kimse ahirette hüsrana uÄŸrayanlardan olacaktır. Allah katında geçerli olan tek din İslamdır.” buyuruyor.
Rasulullah(s.a.v); Canımı elinde tutan Allah’��a yemin ederim ki, Peygamber olarak gönderildiÄŸim bu ümmetin Yahudi olsun, Hiristiyan olsun, Allah’�ın benimle gönderdiÄŸi dine iman etmeden ölen kimse muhakkak cehenneme girecektir buyuruyor.

ecrin: Arkadaşlar bu çok faydalı bir yazı. Herkes okusun.

NEBİ VE RASUL

Peygamberlik Allah vergisidir, erkek olup cinlerden peygamber seçilmemiştir, bizim gibi beşerdirler. Sıcaklık, soğukluk, hastalık, susuzluk, çile vs. Onlar içinde geçerli. Dünyada en çok çileye maruz onlar kalmıştır zaten. Kimi din uğruna öldürülmüş, kimi testere ile biçilmiş, kimi ateşe atılmış, kimi zehirlenmeye vs. maruz kalmıştır. Hiçbir Peygamber kötü görünümlü, çirkin yüzlü, kabiliyetsiz, ürkek, yatalak vs. vasıfta değildir Hz.Eyyüb (a.s’)ın imtihan gereği vücudunu kurt istila edip hastalığının seyrinde bile insanlar ondan kaçmasına yol açmamış, aksini iddia eden Yahudilerdir sadece, Ki; tamamen uydurmadır bu iddiaları.

Peygamber kavramı farsça olup, Arapçadaki Nebi ve Rasulün karşılığıdır. Kitap verilenlere Rasül, daha önce mevcut olan din üzerine görev yapan Peygamberede Nebi denir.Rasul ve Nebiler bu dünyadan göç etmiş olsalar da Nebilik ve Rasullük şerefleri öte alemde devam eder, fakat hükümleri dünyada kalır. Peygamberimiz(s.a.v) hiçbir Peygamberin şeriatı üzerinde değildi, çünkü O hiçbir Nebi’nin ümmeti değildi. Hatta O Risaletinden önce de Nebilik makamında idi, hem Allah’ın Habibi hemde Rasulüdür çünkü O.

Peygamberlerin sayılarını bilmesek de her kavme gönderildiğini biliyoruz. Peygamberler vahiy geldikten sonra Nebi ya da Rasul olmuşlardır. Allahü Teala; And olsun ki senden öncede Peygamber gönderdik. Onların içinden sana kıssalarını bildirdiğimiz kimselerde var(Mü’min/7Cool, yani her ümmetin bir Peygamberi vardır buyurmakta Yüce Rabbimiz.. Önceki Peygamberler bir millete, Allah Rasulü ise bütün ins ve cins alemine(insanlara ve cinlere). Davetine uyan kimselere İcabet-i İmamet, uymayanlara da Davet-i Ümmet denildi. Ahkamı kıyamete kadar baki kalacak.. Rasulullah(s.a.v); Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederimki, Peygamber olarak gönderildim bu ümmetin Yahudi olsun, Hiristiyan olsun, Allah’ın benimle gönderdiği dine iman etmeden ölen kimse muhakkak cehenneme girecektir(Nevevi, Müslim Şerhi2,186) buyuruyor.

Allahü Teala; Artık kim İslam’dan başka bir din arayışına girerse, o bulacağı şey kesinlikle kabül edilmeyecektir ve o kimse ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır(Al-i İmran,85), Allah katında geçerli olan tek din İslamdır(Al-i İmran,19) buyuruyor.

Bütün Peygamberler hayatta olsaydı Rasulullah’a tabii olurdu. Rabbimiz; Size verdiğim kitabı ve hükümleri tasdik eden bir Peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz. Bunu kabül ettiniz ve sözü yüklendiniz mi? Peygamberler: Kabül ettik Ya Rabbi dediler.Bunun üzerine Allah: O halde şahit olun, bende sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim(Al-i İmran,81) buyurdu. Ayeti Celiledende anlaşıldığı üzere tüm peygamberler gıyaben iman ettiler, Onun zamanına yetişebilselerdi tabii olup yardımcı olacaklardı. Nitekim, Hz.İsa(a.s); Ona yetişen davetine uysun, tabii olsun diye vasiyet etti. O’nu Faraklit, Ahmed ismiyle andılar, sıfatlarından bahsettiler ve muştuladılar.
Peygamberler Allah’ın kontrolünde hareket ederler, Onların verdikleri can, istedikleri Canandır, tartışmak yoluyla değil ikna ederek insanları davet ederler dini. Kayadan deve çıkması, alevli ateşin gülistana dönüşmesi, Denizin yarılıp yol olması, Hayvanların kendi hal lisanı ile dile gelmesi, Ölülerin diritilmesi, Ayın ikiye bölünmesi, Parmaklardan çeşme misali su akması gibi mucizelerle desteklendi: Nebiler ve Rasuller. Onlara ya unutma, ya yanılma, ya da ictihadddan ötürü kaynaklanan zelle denilen kınamayı gerektirmeyen kusurlarda birnebze işletilmiş, ardından tevbe etmişler ve Rabbül alemin tarafından zelle düzeltilmiştir böylece. Zelle bir çeşit kusur diye tanımlanıp belkide kusursuz kul yoktur sözünün manasını teyid için Peygamberlerede eserde olsa pay edilmiş. Onlar herdaim küfürden korunmuşlardır, bu yüzden masumdurlar. Rasulüllah(s.a.v); Ey İnsanlar! Allah’a tevbe ediniz. Şüphesiz ben günde yetmişten fazla Allah’a tevbe ederim(buhari) buyuruyor. Peygamberin asıl yükümlülüğü imar, inşaat, esnaf, ya da ziraat vs. değil tebliğdir. Efendimiz vahyin ışığı ile konuşmuş ve emaneti yüklenmiş; Ey Rasulüm! Rabbinden sana indirilen şeyleri insanlığa tebliğ et..(Maide,67) ilahi hitaba muhatap kılınmıştır.

Tüm Peygamberler üstün zeka ve akla sahip. Peygamberlerin Reisi Habibullah’da tüm Peygamberlerde mevcut olan sıfatları kendinde toplayıp zirveye çıkan tek Nebi. Peygamberlik verilip düşmez, devam eder üstelik. Bir zaman devam eden dinin ahkamının bitmiş olması Peygamberliğin iptalinin anlamına gelmez. Peygamberlerde derece derece olup, Reisül Enbiya yani Ulü’l Azam Hz.Muhammed Mustafa(s.a.v)’dir , sonra Hz.İbrahim, Hz.Musa, Hz.Nuh derken diğerleri takip eder. Rasulü Kibriya, bana benden evvel hiç kimseye verilmeyen beş şey verilmiştir: Bir aylık mesafeden düşman kalbine korku salmak, yeryüzü bana ve ümmetime namaz kılma vasıtası yapılp, ümmetiden kim namaz vaktine erişirse bulunduğu yerde namaz kılsın diye, Ganimet bana helal kılındı, şefaat yetkisi verildi ve Her peygamber kendi kavimlerine gönderildi,ben ise bütün insanlığa gönderildim diye buyurdular. Allahü Teala; Rasulüm biz seni bütün insanlar için müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar(Sebe, 158) beyan buyuruyor. Evet O’nun Risaleti ebedidir, getirdiği hükümler ise kıyamete kadar devam edecek, beşer O’nunla soluklanacak.

Adem(a.s) yaratılmadan önce Habib-i Kibriya’nın ruhu yaratılmıştı, bu yüzden aslında O ilk Peygamber sayılır, zahirende son Peygamberdir, Onunla Peygamberlik tamamlanmıştır. Allah(c.c); Rasülüm Biz seni ancak alemlere bir rahmet olarak gönderdik(Enbiya 107) buyuruyor. Evet onun nuru önce yaratıldı, yani varlığın özü ve mayasıdır. O hep Dinin merkezinde oldu, kıyamete kadarda devam edecek, çünkü Onsuz din olmaz, yaşanmaz. Hz.İsa indiğinde Onun şeriatıyla amel edecek kabül etmeyen İsevi ve Yahudileri kılıçtan geçirecek ve böylece Kur’an’ül Muciz’ül Beyan kıyamete kadar korunacak. Hadisi Şerifte: İsrailoğulları peygamberi yönetip idare ederdi. Bir Peygamber vefat ettiği zaman başka bir peygamber gelirdi. Benim ümmetimin durumu ise böyle değildir. Benden sonra hiçbir Peygamber gelmeyecek fakat, halifeler bulunacak, sayılarıda çok olacak(buhari),
.. Onlar hakkı izhar ve isbatta muvaffak olacaklardır(Buhari)buyruluyor.

Tüm Peygamberlere ilaveten Peygamber olduğu düşünülen fakat veli oldukları söylenen Hz.Zülkarneyn, Hz.Üzeyr, Hz.Lokman’da var. Hakeza Hz.Hızır’da bir veli kuldur. Yine Hz. Meryem Peygamber değildir, saliha bir hatundur, sadece ilham verilmiştir ona.

Allahü Teala; Hiç şüphesiz Allah, içlerinden kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle ne büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler(Al-i İran 164) beyan buyurdu.

Şefaat darda kalanı kurtarmak olup , haktır. Allah sevdiklerine verdiği bir yetkidir. Mahşerde insan derdine melhem olacak birileri arar, önce Hz.Adem’e başvurulur , Adem(a.s)’da başka bir Peygamber’e gönderir, derken en son Rasulü Ekrem’ e kadar havale edilir, O zaman Allahın Habib-i secdeye kapanır ve Yüce Mevlamız: Ey Muhammed! Kaldır başını şefaat et, iste istediğin verilecek der(Buhari). İşte bu yetkilerle donatılmış Makam-ı Mahmud gereği her Peygamber duasını dünyada kullanmışken, Rasulullah bu hakkı ahirete saklamış ve Allah’a şirk koşmadan ölen bu şefaata ulaşacağını müjdelemiştir(Tirmizi)

Efendimiz; Benim şefaatim ümmetimin büyük günah sahipleri için olacaktır buyurmuştur (Ebu Davud). Allah(c.c); Şefaat sadece kafirler ve küfrü yayan zalimler için yoktur. Onlara yakın dostlarınında bir faydası olmayacaktır(A’raf, 53, Gafır 1Cool buyuruyor. Demek ki; şefaat haktır, Hatta Nebiler ve Rasuller bile O’nun şefaatına mazhar olacak, imanı olmayanlar ise şefaattan yoksun kalacaklardır..

Sırattan ilk önce Efendimiz ve ümmeti geçer. Sıratın kılıçtan keskin kıldan ince denmesi mecazidir, yani yokuşu bir senelik, inişi ise bir senelik şekliyle kinayedir.

Allahü Teala ; Hiç şüphesiz biz sana Kevser’i verdik(Kevser,1) buyurmakta. Efendimiz(s.a.v) Kevseri Miraçda görmüş ve Cibril Emin; Bu Rabbinin senin için hazırladığı kevserdir (havuz) diye müjdelemiştir. Rasulü Ekrem; Her Peygamberin bir havuzu vardır. Hepsi havuzlarının başına toplanan ümmetlerinin çokluğu ile övünürler.Havuzu başında en çok ümmeti bulunan Peygamberin ben olacağımı ümid ediyorum(Tirmizi), Havuzum Cennettedir. Ondan bir defa içenler ebediyyen bir daha susamazlar(Buhari)diye buyurdular. İnşallah o Kevserden kana kana içmek nasip olur.

Yorum Yap

:wink: :-| :-x :twisted: :) 8-O :( :roll: :-P :oops: :-o :mrgreen: :lol: :idea: :-D :evil: :cry: 8) :arrow: :-? :?: :!:


İçerik Ara
IQ Oranını Öğren - Sitene Ekle Para Kazan
Karikatür
Anket
Sizce Abiye Kuzu`nun en güzel repliği hangisi?
Son Durum
Kategoriler
ArÅŸiv
İÇERİKÇİLER
GiriÅŸ Yap

YARIÅžMADA SON DURUM - TEMMUZ 2010
Ayın İçerikçisi
1 çıktı Mert 22
2 çıktı repci 16
3 DUFFY DUCK 13
4 ecrin 13
5 çıktı emir 8
6 elyesa 2
7 badboys 2

Hap Bilgi : İçerik resimlerinin altındaki puanlama okları yardımıyla, 'iyi içerik' (+1) veya 'kötü içerik' (-1) şeklinde içeriklere puan verebilirsin.
ÖNEMLİ AÇIKLAMA

İçerikçi Arkadaşlar!

kikirdak.com'da artık üyelik sistemine geçmiş bulunmaktayız.

İçerik eklemek için üye oluyoruz daha sonra içerikleri eskisinden daha hızlı, kolay ve sorunsuz bir şekilde ekliyoruz. Tamam tamam tezahürata gerek yok :).

Bu konuyla ilgili deÄŸinmemiz gereken bir nokta var.

Nokta: Eski içerikçilerin kayıtları daha önceden yapılmış bulunuyor. O yüzden üye olmak isteyen eski içerikçilerimiz, yayıncı arkadaşımız elyesa ile görüşsünler.

İstatistiikii Bilgiler
SITEMAP